Değerli anne baba adayları;
Ülkemizde ve dünyada ne yazık ki Covid -19 vaka sayılarında ve ölümlerde artışlar görülmeye devam etmektedir. Mutasyona uğrayıp sürekli şekil değiştiren bu virüsün bulaşıcılığı ve ölümcüllüğü şimdilerde Delta varyantı nedeniyle eskisinden daha fazla. Hepimizin bildiği gibi bir Pandeminin sona ermesi ise ya toplumun büyük çoğunluğunun bu hastalığı geçirerek sürü bağışıklığının oluşması ya da toplumun yine büyük çoğunluğun aşılanmasıdır. Virusun mutasyona uğrayarak kendiliğinden ortadan kaybolması ise şu an için makul bir olasılık olarak görünmemektedir. Pandeminin başında kimi ülkelerin sürü bağışıklığı politikasını destekleyerek aşılanmaya sıcak bakmadığı hatta karantina tedbirlerini uygulamada bile çekimser kaldıklarını biliyoruz. Ancak Covid-19’un basit bir gripal enfeksiyon olmadığı ne yazık ki ağır bedellerle öğrenildi ve öğrenilmeye devam ediliyor. Birçok ülkede karantina tedbirleri tekrar tekrar gündeme gelmiş ve gelmeye devam etmektedir.
..
Ağustos 2021 itibarıyla tüm dünyada 4,5 milyon kişi Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Ülkemizde ise bugüne değin 55.00’den fazla insan yaşamını yitirmiştir. Daha dün yine aşı olmayı reddeden iki meslektaşımızın yoğun bakımdan çıkamayarak yaşama veda ettiğini üzüntüyle öğrendik.. her ikisi de genç denebilecek yaşta ve mesleklerinin zirvesinde kişilerdi.
..
Yapılan araştırmalar ortaya koymaktadır ki gebelikte Covid-19 hastalığı geçirilirse daha şiddetli seyredebilmekte ve yoğun bakıma gereksinim daha fazla olabilmektedir. Bu risk özellikle gebeliğin son üç ayında daha belirgindir. Erken doğum ve ölü doğum oranları da normalden daha fazla görülmektedir. Oysa gebelikte yapılan aşıların ise belirgin bir soruna yol açmadığı ve hastalıktan ve ağır formundan büyük ölçüde koruduğu bilinmektedir. Yine Covid -19 geçiren erkeklerin iyileşme sonrasında sperm problemleri yaşadıkları da tespit edilmiştir. Dolayısıyla hem doğal gebelik için hem de aşılama ve Tüp Bebek tedavileri uygulanacaksa bunların şansını azaltacağı açısından Covid-19 geçirilmesi risk oluşturmaktadır. Buna karşılık aşının erkeklerde kısırlık yaptığı söylentisi ise bilimsel araştırmalarla hiçbir şekilde desteklenmemiştir.
..
İnsanların aklını kurcalayan ve aşı karşıtlığına yol açan bir diğer konu ise yapılan mRNA aşılarının genetiğimizi değiştirerek kısa ve uzun dönemde sağlık sorunlarına yola açabileceği endişesidir. Ülkemizde de uygulanan Pfizer-Biontech aşısı mRNA aşısıdır ve bu ve benzeri aşılar kendi DNAmızı değiştirmez çünkü aşı ( mRNA ) hücrenin çekirdeğine girmez ve sadece hücreye virusun proteinini üretmesi mesajını verir ve bu şekilde antikor oluşumuna yol açar.
..
Tüm bunlar değerlendirildiğinde çocuk sahibi olmayı planlayan veya bu amaçla Tüp Bebek tedavilerinden yararlanmak isteyen çiftlerin tedavilerine başlamadan önce aşılarını tamamlamaları uygun olacaktır. Son aşıdan hemen sonra tedaviye başlanmasında da hiçbir sakınca bulunmamaktadır.
..
Sosyal mesafemizi koruyarak, maske ve hijyen kurallarına uyarak günlük yaşantımızı sürdürmemizin yanında aşı olmaktan da kesinlikle kaçınmamalı ve etrafımızdaki insanları da bu konuda bilinçlendirmeye çalışmalı ve aşı olmaları için teşvik etmeliyiz.
Sağlıklı ve bol bebekli günler dileğiyle…
Prof. Dr. Selman Laçin
Kadın Hast. Ve Doğum Uzm.
Medicana International İstanbul Hastanesi
Tüp Bebek Merkezi Başkanı
İstanbul’da Tüp Bebek Tedavisi | Prof. Dr. Selman Laçin – Medicana Tüp Bebek Merkezi Prof. Dr. Selman Laçin



