Anasayfa / Tüp bebek / Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranı Nedir?

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Oranı Nedir?

Tüp bebek tedavisinde başarı oranı pek çok faktöre göre değişiklik göstermektedir. Bununla birlikte, genel olarak üçte bir oranında bir başarıdan söz etmek mümkündür. 30 yaş altındaki kadınlarda başarı oranı %45-50 iken ileri yaşta ise %15-20 civarındadır. İlerleyen dönemlerde gelişen tekniklerle tüp bebek denemelerinin tamamının başarılı olacağı öngörülmektedir.

Tedavinin başarılı olması üzerinde;

  • Kadınların yaşı,

  • Nedeni bilinemeyen kısırlık,

  • Spermlerin kalitesi ve sayısı,

  • Yumurtalık rezervinin durumu,

  • Falop tüplerinin ve rahmin durumu,

  • Yumurtanın rahimde tutunmasını engelleyen endometriozis hastalığı ve miyomların varlığı,

  • Alkol ve sigara kullanımı,

  • Aşırı kilo,

  • Stres gibi psikolojik faktörler etkilidir.

Başarı Oranı Nasıl Artırılır?

Tüp bebek tedavisinde başarı oranının artırılmasında yumurta ve sperm kalitesinin yanı sıra laboratuvar ortamı da büyük bir etkiye sahiptir. Hekimlerin deneyimi ve embriyo laboratuvarlarının donanımının yüksek olması başarıyı ortalama %80 oranında artırmaktadır. Çiftlerin tıbbi geçmişleri ve sorunları detaylıca değerlendirilerek uygun ilaçların kullanılması ve doğru tedavi yönteminin belirlenmesi önemlidir. Bununla birlikte, yumurtaların uyarılmasının, toplanmasının ve embriyoların rahim içine yerleştirilmesinin doğru zamanlamayla yapılması da canlı doğum oranını büyük oranda artırmaktadır.

Embriyoların Dondurulması: Gebeliğin oluşma olasılığını artıran en önemli faktörlerin başında kaliteli embriyoların dondurulması ve saklanması gelmektedir. Yumurta toplama işleminde rahim içine transfer yapılmayacaksa bile kaliteli embriyolar seçilmektedir. Bu dondurulan ve saklanan embriyolar sayesinde tüp bebek tedavisinin başarısız olması durumunda kadınların tekrar hormon tedavisi uygulanarak yumurta toplamı işlemi geçirmesine gerek kalmamaktadır. İlerleyen dönemde kadının yaşı ilerlese de embriyolar kalitesini korumaktadır; bu da gebelik şansını artırmaktadır.

Pre-implantasyon Genetik Tanı Testi (PGT): Embriyo rahim içine transfer edilmeden önce yapılan Pre-implantasyon Genetik Tanı Testi (PGT), genetik hastalıkların erken teşhis edilmesinde ve kromozom sayısının belirlenmesinde kullanılan tanı yöntemidir. Bu sayede sağlıklı bebeklerin dünyaya gelmesi amaçlanmaktadır.

Mikroenjeksiyon yöntemi ile oluşturulan embriyoların hangisinin kullanılacağı belirlenirken kromozom sayısına bakılmaktadır. Normal kromozom sayısına sahip olan embriyolar seçilerek kromozoma bağlı olarak görülen düşük riski azaltılmaktadır.

PGT tanı testleri genel olarak ileri yaştaki kadınlarda, tekrarlayan tüp bebek tedavisi başarısızlıklarında ve erkeklerde ileri infertilitede uygulanmaktadır. Başarı olasılığını düşüren bu faktörlerin ekarte edilmesini sağlayan genetik tanı testleri sayesinde anomali görülmeyen embriyolar seçilmekte ve başarı olasılığı artırılmaktadır.

PGT testi, mikroenjeksiyon yöntemi ile birleştirilen yumurtalık ve spermin oluşturduğu embriyoya uygulanmaktadır. Embriyoların gelişiminin 5. ya da 6. gününde hücrelerden biyopsi için örnek alınmakta ve kromozom taraması yapılmaktadır. Günümüzde genellikle 24 kromozom taraması yapılan embriyolardan sağlıklı olanlar seçilerek rahim içine transfer edilmektedir.

Son yıllarda hemen hemen tüm tüp bebek denemelerinde genetik tanı testlerinden yararlanılmaktadır. Bu sayede hem doğumda hem de ileride oluşabilecek genetik anomaliler hakkında bilgi sahibi olunmakta ve çiftler genetik hastalıklara sahip olsa da bebeklerin sağlıklı doğması ve gelişmesi sağlanmaktadır.

Blastosist Transferi: Embriyoların gelişiminin 5. ya da 6. günü blastosist dönemi olarak adlandırılmaktadır. Blastosist transferinin ana amacı tutunma ihtimali daha yüksek olan embriyoları seçmektir; bu aşamaya gelen embriyoların tutunma olasılığı çok daha yüksek olduğu için embriyo transferi daha erken yapılmamaktadır. Bu anlamda, kalitesi düşük olan embriyolar bu evreye kadar kendilerini belli ederek tedaviye en kaliteli embriyolarla devam edilmektedir.

Bu dönemde yapılan transferlerin bir avantajı da çoğul gebeliğin önüne geçilebilmesidir. Yalnızca kaliteli 1 ya da 2 embriyo transfer edilerek hem üçlü gebelik riski azaltılmakta hem de gebelik şansı yükseltilmektedir.

TÜP BEBEK TEDAVİ DANIŞMA FORMU
[]
1
Adınız Soyadınız
Yaşınız (Bayan) *
Kaç yıldır gebe kalamıyorsunuz?
Daha önce gebe kaldınız mı?
Adetleriniz düzenli mi?
Önceki gebeliğiniz nasıl sonlandı?
Şimdiye dek hangi tetkikler yapıldı?
0 /
Tüp bebek ya da mikroenjeksiyon yapıldı mı?
Öğrenmek istediğiniz soruları ayrıntılı biçimde yazınız
0 /
Telefon :
Şehir
Previous
Next